imam Azam

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Ehl-i Rey’in en ünlüsü İmam Azam Ebu Hanife

akleden kalbini çalıştırıyor. Said b. Müseyyeb’e
“Kadının kesilen parmağı arttıkça diyeti azalıyor
mu?” diye haklı olarak soruyor. İlmiyyat
talep eden bu soruya, hissiyat ile cevap veriliyor.
Tabi ki tatmin etmiyor.
Ehl-i Rey’in en ünlüsü İmam Azam Ebu
Hanife’dir. Ebu Hanife ve arkadaşlarının sünnete
bakışı özetle şudur: Sünnet ve Hadisler
Peygamberimizin Kur’an’a dair reyidir. Risalet
misyonuna dair olanları (nebevi örneklik anlamında)
sünnettir, risalet misyonu dışında kalanları
içtihattır.
Ebu Hanife mümeyyiz bir aklı temsil etmektedir.
Ona göre sahabe hepsi de planyadan
çıkmış bir topluluk değildir.
İçlerinde dinde derin anlayış
sahibi olanlar olduğu
gibi olmayanlar da vardır. Bu
ikincilerden gelen rivayetler,
“nakleden sahabe fakih değildir”
gerekçesiyle göz ardı
edilebiliyor. Ebu Hanife hadisleri
Kur’an’a arz ediyor.
Tıpkı “Bir mü’min, bir kâfire
karşılık (kısasen) öldürülemez”
rivayetinde olduğu
gibi. Bu tür tasarruflara karşı
yapılan itirazları Ebu Hanife;
“Kur’an’a aykırı hadisi red
Nebi’yi red değildir” diye cevaplıyor.
Ebu Hanife’nin bu tavrı Hanefi usulcülerince
şöyle formüle edilmiştir: Sünnet hadise tercih
edilir, kıyas haber-i vahide tercih edilir, istihsan
(alimin kendisini ikna eden şahsi kanaati)
kıyasa tercih edilir. Bu formülün kendi içinde
hayli cesur olduğu su götürmez.
Ebu Hanife bu yüzden iftiralara uğrar. Ona
en çok iftira atan da hadisi ideolojileştiren
hadisçilerdir. İbn Ebi Davud, “Ebu Hanife’yi
kötüleme hususunda ulemanın icmaı vardır”
diyebiliyor. Tabi ki onun “ulema” dediği, hadis
ideolojisi taraftarı olan hadisçiler. Süfyan b.
Uyeyne ve Süfyan es-Sevri, Ebu Hanife’nin iki
kere tevbeye çağrıldığını söylüyorlar. “Tevbeye
çağırmak”, dinden çıkan için kullanılan bir ıstılah.
Bu nasıl bir iş? İşin aslını Ebu Nuaym’ın
Kitabu’d-Duafa’sından öğreniyoruz

Reklam

İçeriği paylaş