inanç

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

İnanca Şüphe Düşürmeye Yönelik Mühim Soruların Cevapları

Bu yazıda aşağıdaki soruların cevapları yer almaktadır:

1. Allah mutlak güç sahibi ise ve merhameti gazabını geçmiş ise insanların çoğu neden cehenneme gidecek?

2. Dünyada bu kadar çok zulüm olması ile veya vahşi tabiatta av ile avcı hayvanlar arasında nahoş durumların var olması ile Allah'ın varlığı, merhameti çelişir mi?

3. Allah kalpleri mühürler mi?

4. İmtihan dünyasına gelişimizin bize sorulmaması adaletsizlik midir?

5. Kalu Belada evet denmesini niye hatırlamıyoruz?

6. Nuh tufanında gemideki canlılar hariç dünyadaki diğer bütün canlılar ölmüş müdür?

7. İslam, Hıristiyanlıktan, Yahudilikten Ve Arap Yarımadasındaki Eski İnançlardan Esinlenerek Ortaya Konmuş Uydurma Bir Din midir?

8. Cihad, insanlık ve merhamet ile bağdaşır mı?

9. İslam Emperyalizme Karşı mıdır?

10. Hz. Muhammed, birden çok evlilik yaparak cinselliğin esiri mi olmuştur?

11. Müslüman olmayan toplumlarda dünyaya gelen insanların iman etme imtihanı haksızlık ve adaletsizlik değil midir?

12. İslam'daki Recm ve El Kesme Cezaları Medeniyetle Bağdaşır mı?
13. Kur'an-ı Kerim'de Tutarsız, Çelişkili, Yanlış Bilgiler Var mı?

14. İslam, vahşilik ve barbarlık mı yoksa nezaket mi vaz eder?
15. Evren, Uzay Sonsuz İse Allah Nerededir? Şimdi ne yapıyor?

16. Allah'ın hep var olduğu kabul ediliyorsa evrenin hep var olduğunu veya kendi kendine var olduğunu neden akıl dışı olsun?

17. Hz.Adem ve Havva, beyaz idiyse siyah ırk nasıl oluştu, siyah idiyse beyaz ırklar nasıl oluştu?

18. Esas Hayat Ruha Bağlı İse Göz Hasar Alsa Neden Göremez, Beyin Hasar Görse Neden Düşünemeyiz?

19. Kainatta Mükemmellik Var Mı?

20. Kader Belli İse İmtihanın Ne Anlamı Var?

21. Kölelik İnsanlıkla Bağdaşmazken İslam Neden Yasaklamamıştır?
22. Hz. Adem ve Havva hikayesi mantıklı mı?
23. Taş Devri Yaşandı mı? İlk insanlar, ilkel ve vahşi miydi?

24.Kuran'da tasvir edilen cehennem azapları, tehditleri Allah'ın sonsuz merhametine uygun mudur?

İnanca Şüphe Düşürmeye Yönelik Bazı Sorulara Cevaplar

İnanca Şüphe Düşürmeye Yönelik Bazı Sorulara Cevaplar

Evren, Uzay Sonsuz İse Allah Nerededir? Şimdi ne yapıyor?

Bu sorudaki mantık hatası aslında yaratılmış olanla Yaradan'ı aynı özelliklere sahip düşünmekten kaynaklanmaktadır. Çünkü Allah, zaman ve mekandan münezzeh ve keyfiyeti, yapısı insana meçhuldür. O, kendisini zatıyla değil isim ve sıfatlarıyla tanıtmıştır. Uzayın sonsuz oluşu ispatlanabilir bir vaka değildir. Sadece tahmin ve zandır. Çünkü teknik imkanların ulaşabildiği noktalar sınırlıdır. Fakat ulaşılabilen uzaklıklar trilyon kere trilyon da fazla olsa sonsuzluğu gerçek de olsa bu durum Allah'ın haşa olmadığına delalet etmez.
Çünkü O'nun varlığı bu kainata bağlı değildir.

Bunu şöyle düşünebiliriz. Bilgisayardan biraz anlayan birisi bilir ki sanal olarak yapılan oyunların içinde bir anlamda bir evren var edilir. Canlılar, insanlar hareket ettirilir. Hayatın sanal bir kopyasıdır. Orada, insan görüntüleri için basit bir döngüyle bir anlamda sonsuzluk oluşturulabilir. Yani oradaki karakter ne kadar gitse, uçsa da bir son bulamayacaktır. Bir noktadan sonra döngüyle benzer görüntüler oluşturulur. Böylece sanal sonsuzluk oluşturulur. Veya oyunda bir noktadan sonra yazılım bittiği için karakter o noktadan daha ileri gidemez. O noktadan sonra ne vardır denemez. Bir şey yoktur. Çünkü o görüntüler bir komuttur. Yani bir elektrik sinyalidir. Bilgisayarın mekanik aksamı olan, disk ve ramda meydana gelen bir sinyaller bütünüdür. Bunun böyle olması, bu oyunu yazan, programlayan bir insanın olmadığına delalet etmez. Çünkü bilgisayar ile insan birbirinden farklıdır. Buna boyut veya yapı farkı denebilir. Fark etmez. Uzayın sonsuz olup olmaması ile Allah'ın varlığı da buna benzetilebilir.
Allah'ı zatı ile kavrayamayız. O yüzden, canlılar gibi oturması, kalkması, dinlenmesi, hareket etmesi gibi fiilleri yaptığı hayal edilemez. Bunlar, yaratılmış mahlukun fiileridir. Allah, her an, her varlığı ve her hareketi yaratmaktadır.

n/a

Gerçek İnanç

Allah’a inanmak O’na kul olmayı yani ibadet etmeyi gerektirir.
Bir anne düşünün. Bebeğini kucağına aldığı ilk andan itibaren annelik görevi başlar. İyi bir anne her zaman ve her koşulda bebeğini korur, onun bütün ihtiyaçlarını titizlikle karşılar ve annelik görevini asla ihmal etmez. Aynı şekilde bir doktor, mesleğinin gereği olarak hastasıyla ilgilenmek, sağlığına kavuşması için her türlü tedaviyi uygulamak zorundadır. Her ikisi de keyfi sebeplerle görevlerini yerine getirmedikleri taktirde ne iyi bir doktordan ne de iyi bir anneden bahsedebiliriz.
Allah’a kul olmakta aynı şekilde bazı görevleri yerine getirmeyi gerektirir. Sadece ‘anneyim’ demekle anne olunmadığı gibi ‘Allah’a inanıyorum’ demekle de iyi bir kul olunmayacağı çok açık bir gerçektir.
Allah’ın, Kuran’ı Kerim’de bizlere bildirdiği emir ve yasakları bilmek ve bunları titizlikle uygulamak inancın gerekleridir. Bu gerekleri yerine getirmek yerine, kendi istek ve arzuları doğrultusunda hayat süren bir insan, Allah’a kul olmak yerine nefsine köle olmuş demektir. İnsan, içini rahatlatmak için ibadetlerini bir robot gibi ruhsuz ve mekanik bir şekilde değil, samimiyetle ve aşkla yapması gerekir. Samimiyetin olmadığı ibadetler fayda sağlamayabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)
Allah’ı gerçekten sevmek, O’na iman etmek ve O’nun için yaşamak sadece nefsinin esiri olmayan, yaşamını, ölümünü Allah’a adayan mümin kulların yapabileceği şeylerdir. Anne olmaktan, başarılı bir doktor olmaktan çok daha önemli bir vasıftır Allah’a kul olabilmek… De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (En'am Suresi, 162)
Sınav için yaratıldığını unutmadan, dünyanın süsüne, rengine kapılmadan ahireti için çalışmak, tamamiyle Allah’a yönelmektir gerçek anlamda inançlı olmak…
"Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?" (Mü'minun Suresi, 115)

Altuğ Öztürk

Evrim Masalının Çöküşü

Evrim Masalının Çöküşü

Evrim teorisi, Darwin'in dönemindeki cehalet ve ilkel bilim seviyesi ile bir dereceye kadar inandırıcı bir senaryo olabilirdi. Çünkü Darwin'in bu teoriyi ortaya attığı dönemde bilim dünyası atomun ve hücrenin yapısı hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildi. Mevcut mikroskoplar hücreyi sadece bir kara leke olarak görebiliyorlardı. Oysa geçtiğimiz yüzyılda teknolojide yaşanan hızlı gelişmeyle, 20. yüzyılın en büyük keşiflerinden biri yapıldı ve hücrenin ve atomun tüm detayları keşfedildi. Ortaya çıkan tablo ise bilim adamlarını hayrete düşürecek nitelikteydi. Atomun ve hücrenin çok kompleks yapılar olduğu anlaşıldı.

Evrim Teorisi, Tesadüfleri Yaratıcı Bir İlah Olarak Görür

Evrim teorisinin iddiasına göre, fosfor, karbon gibi bilinçsiz, akılsız, yeteneksiz, bilgisiz ve cansız atomlar tesadüfler sonucunda bir araya gelmişler, yıldırımlar, volkanlar, ultraviyole ışınları, radyasyon gibi doğal olaylar sonucunda kendilerini kusursuzca organize ederek proteinleri, hücreleri, balıkları, kedileri, tavşanları, aslanları, kuşları, insanları ve tüm canlılığı meydana getirmişlerdir.
Tesadüfleri yaratıcı bir ilah kabul eden evrim teorisinin temel iddiası budur. Böyle bir iddiaya inanmak ise akla, mantığa ve bilime karşıdır. Aslında bir inanç esası olan, bilimsel olarak kesinlikle ispatlanamamış olan bu teoriyi savunanlar, bunu bilime uygundur şeklinde göstermeye çalışıp yaratılışın bilime aykırı olduğunu savunmaya çalışmaları aslında bunun da Allah’a inanmayanların inanç zemini olduğunu gösterir. Çünkü bilimde tesadüflere yer yoktur. Evrim ise tamamen tesadüfler üzerine kurulmuştur.

Gerçek İnanç

Allah’a inanmak O’na kul olmayı yani ibadet etmeyi gerektirir.
Bir anne düşünün. Bebeğini kucağına aldığı ilk andan itibaren annelik görevi başlar. İyi bir anne her zaman ve her koşulda bebeğini korur, onun bütün ihtiyaçlarını titizlikle karşılar ve annelik görevini asla ihmal etmez. Aynı şekilde bir doktor, mesleğinin gereği olarak hastasıyla ilgilenmek, sağlığına kavuşması için her türlü tedaviyi uygulamak zorundadır. Her ikisi de keyfi sebeplerle görevlerini yerine getirmedikleri taktirde ne iyi bir doktordan ne de iyi bir anneden bahsedebiliriz.
Allah’a kul olmakta aynı şekilde bazı görevleri yerine getirmeyi gerektirir. Sadece ‘anneyim’ demekle anne olunmadığı gibi ‘Allah’a inanıyorum’ demekle de iyi bir kul olunmayacağı çok açık bir gerçektir.
Allah’ın, Kuran’ı Kerim’de bizlere bildirdiği emir ve yasakları bilmek ve bunları titizlikle uygulamak inancın gerekleridir. Bu gerekleri yerine getirmek yerine, kendi istek ve arzuları doğrultusunda hayat süren bir insan, Allah’a kul olmak yerine nefsine köle olmuş demektir. İnsan, içini rahatlatmak için ibadetlerini bir robot gibi ruhsuz ve mekanik bir şekilde değil, samimiyetle ve aşkla yapması gerekir. Samimiyetin olmadığı ibadetler fayda sağlamayabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)
Allah’ı gerçekten sevmek, O’na iman etmek ve O’nun için yaşamak sadece nefsinin esiri olmayan, yaşamını, ölümünü Allah’a adayan mümin kulların yapabileceği şeylerdir. Anne olmaktan, başarılı bir doktor olmaktan çok daha önemli bir vasıftır Allah’a kul olabilmek… De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (En'am Suresi, 162)
Sınav için yaratıldığını unutmadan,dünyanın süsüne, rengine kapılmadan ahireti için çalışmak, tamamiyle Allah’a yönelmektir gerçek anlamda inançlı olmak…

n/a

Reklam

İçeriği paylaş