islam ahlakı

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

İSLAM AHLAKI

İSLAM AHLAKI

Bil ki dünya din yolunun konaklarından bir konak, Allah’a giden yolda bir uğrak ve yolcuların azıklarını almak için çölün başında kurulmuş bir pazardır. Dünya ve ahiret iki halden ibarettir. Ölümden önce olana sana yakın olduğu için dünya denir. Ölümden sonra olana da ahiret denir. Dünyaya gelmekten maksat ahirete azık hazırlamaktır. Çünkü insan başlangıçta basit ve noksan yaratılmıştır. Ancak maddesindeki kabiliyet ile kemal kazanıp meleklik suretini kalbinde nakşetmeye muktedir olur. Böylece Allahu Teala’nın huzuruna layık olur. Bu da onun Allahu Teala’nın cemalini görüp cennet-i ala ve en son saadete kavuşması demektir. İnsan bunun için yaratılmıştır. Ancak basiret gözü açılıp Allahu Teala’nın cemalini idrak etmeye liyakat ve kabiliyet hasıl olmadıkça O’nun cemalini görmek mümkün değildir. Bu derece de ancak marifet ile elde edilebilir. Bu sebepten insan su ve toprak alemine gönderildi ve Allahu Teala’nın acayip işlerini bilmek için Allahu Teala’yı bilmenin anahtarı yapıldı. İnsanın duyguları da Allahu Teala’yı bilmenin anahtarı yapıldı. Duygular da ancak su ve toprak alemine gönderildi ki yolculuk azığını tamamlasın. Kendini ve kainatı bilmekle Allahu Teala’yı tanısın.

Kötü Ahlakın Tedavisi

Kötü ahlakı terketmek isteyen için yalnız bir yol vardır: O da arzu ettiği şeylerin tersini yapmaktır. Zira şehveti, karşı koymaktan başka bir şey yok edemez. Her şey zıddı ile yok olur. Nitekim sıcaklıktan ileri gelen hastalığın ilacı, soğukluktur. Öfkeden meydana gelen hastalığın ilacı da, soğukkanlılık ve sükunettir. Büyüklenmenin ilacı, alçak gönüllülüktür. Cimrilik pisliğinin ilacı da cömertliktir. Bütün huylar böyledir.
O halde iyi işleri adet edinende, güzel ahlak meydana gelir. Şeriatın iyi işleri emretmesinin hikmeti de budur. Zira iyi işler yapmaktan gaye, kalbi çirkin şekilden iyi şekle çevirmektir. İnsanın zorlanarak zamanla adet edindiği her şey, artık onun tabiatı, huyu olur.

Son sözü söyleme hastalığı...

Çevrenizdeki insanları birkaç saat bile olsa kısaca bir gözlemleyecek olursanız, insanların büyük çoğunluğuna hakim olan önemli bir özelliği farkedersiniz: ‘Son sözü söyleme hastalığı’...

İnsanlardaki bu hastalığı görebilmek için, mutlaka çok önemli konulardan konuşuluyor olması gerekmez; bu kimi zaman dile getirilen bir hatıra, kimi zaman bir yemek tarifi, kimi zaman seyredilen bir televizyon pragramı, kimi zaman yaşanan günlük bir olay kimi zaman da okunan bir gazete haberi dahi, insanlardaki bu hastalığı ortaya çıkarabilir. Elbetteki bu kadar sıradan günlük konuşmalarda bile bu tavrı gösteren bir kimse, çok daha önemli ve hayati konular söz konusu olduğunda da, son sözü kendisinden başka hiç kimseye bırakmaz.

Çoğu insan kendindeki bu alışkanlığı, ‘kişilikli olmak’, ‘katılımcı olmak’, ‘akıl kullanmak’ ya da ‘şahsiyetini ortaya koymak’ gibi düşüncelerle tanımlıyor olabilir. Ama nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, son sözü söyleme alışkanlığı, çok önemli bir eksikliktir.

Ayrıca bir insan gerçekten çok akıllı olabilir. Herkesten daha tecrübeli, daha ileri görüşlü, daha detaylı düşünebilen bir kimse olabilir. Ancak tüm bu şartlar biraraya geldiğinde bile, insanın yalnızca kendi aklına güvenmesi, kendi dediğinde ısrarcı olması ve kimsenin düşüncesine itibar etmemesi pek çok açıdan hatalıdır.

İSLAMIN İSTEĞİ

Biz onları ateşe çağıran baş kumandanlar yaptık. Kıyamet gününde yardım görmezler 28/41.
Aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz. Clavda BERNARD.

İSLAMIN İSTEĞİ
İslam, bizden ne tamamen ruhanileşecekmelek olmamızı istemekte ne de tamamen maddileşerek şeytanlaşmamaızı istemektedir. Çünkü, bu ikisinden yeteri kadarını Allah c.c yaratmıştır.

İSLAMIN İSTEĞİ

Biz onları ateşe çağıran baş kumandanlar yaptık. Kıyamet gününde yardım görmezler 28/41.
Aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz. Clavda BERNARD.

İSLAMIN İSTEĞİ
İslam, bizden ne tamamen ruhanileşecekmelek olmamızı istemekte ne de tamamen maddileşerek şeytanlaşmamaızı istemektedir. Çünkü, bu ikisinden yeteri kadarını Allah c.c yaratmıştır.

Hasedin Çaresi - Said Nursi

Yirmi İkinci Mektup’tan iktibas edilmiştir.

Dördüncü Düstur: Ehl-i kin ve adâvet, hem nefsine, hem mü'min kardeşine, hem rahmet-i İlâhiyeye zulmeder, tecavüz eder. Çünkü, kin ve adâvetle nefsini bir azâb-ı elîmde bırakır. Hasmına gelen nimetlerden azâbı ve korkusundan gelen elemi nefsine çektirir, nefsine zulmeder.
Eğer adâvet hasetten gelse, o bütün bütün azaptır. Çünkü, haset evvelâ hâsidi ezer, mahveder, yandırır. Mahsud hakkında zararı ya azdır veya yoktur.
Hasedin çaresi: Hâsid adam, haset ettiği şeylerin âkıbetini düşünsün. Tâ anlasın ki, rakibinde olan dünyevî hüsün ve kuvvet ve mertebe ve servet, fânidir, muvakkattir. Faydası az, zahmeti çoktur. Eğer uhrevî meziyetler ise, zaten onlarda haset olamaz. Eğer onlarda dahi haset yapsa, ya kendisi riyakârdır; âhiret malını dünyada mahvetmek ister. Veyahut mahsûdu riyakâr zanneder, haksızlık eder, zulmeder.
Hem ona gelen musibetlerden memnun ve nimetlerden mahzun olup, kader ve rahmet-i İlâhiyeye, onun hakkında ettiği iyiliklerden küsüyor. Âdetâ kaderi tenkit ve rahmete itiraz ediyor. Kaderi tenkit eden, başını örse vurur, kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır.
Acaba birgün adâvete değmeyen bir şeye bir sene kin ve adâvetle mukabele etmeyi hangi insaf kabul eder, bozulmamış hangi vicdana sığar?
Halbuki, mü'min kardeşinden sana gelen bir fenalığı bütün bütün ona verip onu mahkûm edemezsin. Çünkü, evvelâ kaderin onda bir hissesi var. Onu çıkarıp, o kader ve kazâ hissesine karşı rıza ile mukabele etmek gerektir.
Saniyen, nefis ve şeytanın hissesini de ayırıp, o adama adâvet değil, belki nefsine mağlûp olduğundan, acımak ve nedamet edeceğini beklemek.
Salisen, sen kendi nefsinde görmediğin veya görmek istemediğin kusurunu gör, bir hisse de ona ver.

KİMYA-YI SAADET

KİMYA-YI  SAADET FİHRİSTİ

GİRİŞ
    DÖRT UNVAN (Marifet ünvanları)
1. UNVAN
KENDİ HAKİKATİNİ BİLMEK

İnsanın Yaratılışı
Beden ve Duyular
İyi ve Kötü Huylar
Mükellefin Kendisini Kontrol Etmesi
Kalp Perdesinin Açılışı:
İnsanın Doğuşundaki Kabiliyet:
Peygamberlik ve Velilik:
İlmin Marifete Perde Oluşu:
İnsanın Saadeti Allah’ı Bilmektir.
İnsan Vücudunda Olan İlahi Hikmetler
İnsanın Acziyeti

2. UNVAN
ALLAHU TEALAYI TANIMAK

Kendini Bilmek Allah’ı Bilmeye Yoldur.
Allah’ı Tenzih Etmek
Allah’ın Hakimiyeti
    Azaların Birbirleriyle Bağlantısı
Tabiatçıların Durumu
Gökler Alemi
Dört Sözün Manası
Dine Uymanın Zarureti
Her Şeyi Mübah Görenler

3. UNVAN
DÜNYAYI TANIMAK

Dünya ve Ahiret
İnsanın Dünyadaki İhtiyaçları
İnsanın İhtiyaçları
Dünya Varlıkları
Dünyanın Büyücülüğü
Dünyadaki İyi ve Kötü Şeyler

4. UNVAN
AHİRETİ TANIMAK
Ruhların Ayrılığı
Ölümün Ötesi
Ruhun Bekası
Kabir Azabı
Kabir Azabının Sebebi
Kabir Azabı Kimler İçindir?
Ruh Cehennemindeki Azaplar
Ruhani Ateşin Şiddeti
Ahiretin İnkar Edilemeyişi

DÖRT RÜKÜN(Muamele rükünleri)
1. RÜKÜN
ALLAHIN EMRİNE UYMAK: İBADET

Müslümanlığın Şartları
İbadetler
Ehl-i sünnet itikadını doğru öğrenmek

Reklam

İçeriği paylaş