karun

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Servet ve Dünya Hayatı

Size ne verilmişse onlar dünya hayatının geçici hazlarıdır. Dünya hayatı misafirhanedir. Ruh dünyaya gelmekle gurbete gelmiştir. Bir gün asıl yurduna dönecektir. Allah katında olanlarsa daha kalıcı ve daha hayırlıdır.
Hâlâ akletmeyecek misiniz?
İki dünyalı insan ve tek dünyalı insan. Tek dünyalı insan bu dünyaya sıkı sıkı sarılacaktır. Bu insanın bir fiyatı vardır. Ama çift dünyalı insana fiyat biçemezsiniz. Fiyatı olmayan daha doğrusu Allah’tan başka kimsenin ödeyemeyeceği bir fiyatı olan insan.
Öteden beri Bana ortak koştuğunuz ortaklarım nerededir diye soracaktır.
Şirkin Allah’a bir zararı yoktur. İnsan şirk koştuğuna kul olur. Şirk koştuğu şey karşısında köleleşir.
Şirk koşulanlar derler ki; bu peşimizden gelenleri biz azdırdık. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Onlarla ilişkimizi kesiyoruz. Onlardan Sana sığınıyoruz Allah’ım.
Aslında onlar bize tapıyor değillerdi. Zımnen onlar kendi heva ve heveslerine arzu ve içgüdülerine tapıyorlardı.
Onlara denilecek ki; çağırın ortaklarınızı. Fakat kendilerine asla karışlık verilmeyecek.
Ama azabı görecekler.
O çağırdıkları şirk koştukları değil, asıl azabı çağırmışlardı. İyi eylemleri yapanların cenneti çağırdıkları gibi kötü eylemleri yapanlar azabı çağırmış oluyorlardı.
Yeryüzünde bir hayata sahip olmak, iradenin imtihana tabi tutulmasından başka bir şey değildir.
Madem elçilerin getirdiği haberlere kör sağır kaldılar, onu almadılar ahirette de bir haber bekleyecekler fakat bir haber alamayacaklar.
Tevbe edenler iman edenler ve güzel amel edenler ahirette mutluluğa ereceklerdir.
İman bir ağaçtır ki amel bu ağacın meyvesidir.
Ebedi hayatın kurtaran kurtulmuş oluyor. Kur’anın lügatinde kurtulmak bu anlama geliyor.
Ne ki dilediğini yaratan ve elçi seçen Allah’tır.
Allah peygamberi kendisi seçer.
Yüceler yücesi aşkın olan Allah’ın zatı onların çok ötesindedir. Onların göğüslerinde sakladıklarını da açığa vurduklarını da çok iyi bilir.
Bu dünyada da öbür dünyada da hamd O’na mahsustur.

Reklam

İçeriği paylaş