You are hereÇağdaş İslam Siyaset Düşüncesi: Üç Evrilme - İhsan ELİAÇIK
Çağdaş İslam Siyaset Düşüncesi: Üç Evrilme - İhsan ELİAÇIK
Devletler hürriyeti, adaleti ve meşveret prensiplerini esas almalıdırlar. Din, hurafelerden temizlendiği gibi devletler de istibdat ve zulümlerden arındırılmalıdır. Kanunlar sultanların iradesiyle değil halkın hür iradesiyle yapılmalıdır... İslam Birliği kurulmalıdır. Önce Osmanlı Hilafetine bağlı olarak Anadolu, Balkanlar, Yemen; Hicaz, Ortadoğu gibi on kadar eyaletin katılacağı bir birlik oluşturulmalı, sonra Afganistan, İran ve Hindistan ın da katılımıyla İslam Birliği ne geçilmelidir...
İslam düşüncesinin yükseliş çağı genel olarak İslam medeniyetinin yükseliş çağıyla birlikte en parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönem yaklaşık beş asır sürmüştür. Gazzali (öl. 505/1111) bu yükseliş çağının bitiş siması olmuş, ondan sonra İslam düşüncesi sürekli gerilemiştir. Endülüs ve İran havzasında İbni Haldun ve Molla Sadra vb. simaların çıkışı, Anadolu da Osmanlı nın siyasi ve askeri olarak yükselişi düşüncedeki gerilemeyi durduramamıştır. Geçen bin yılın ilk yüzyılında yaşayan Gazzali (öl. 1111) ve son yüzyılına girerken yaşayan Cemaleddin Efgani (öl. 1897) arasındaki yaklaşık sekiz yüz yıl, geçen bin yılın tezahürü olup bu dönemde İslam kültür ve medeniyeti esas itibariyle kendini tekrar etmiştir...
Gazzali-Efgani arasındaki dönemde İslam dünyası tasavvuf, Eş arilik ve selefiliğin vektörel bileşkesinden oluşan irrasyonelin , Cabiri nin deyimiyle hermetik atıl aklın hakimiyeti altına girmiştir.(1) Cabiri bu durumu bürhana karşı beyan ve irfan ın zaferi olarak tanımlar.(2) Yani epistemolojik olarak akla karşı, naklin , keşf ve ilhamın zaferi... Keza Tufi ve Şatıbi ye göre de maksat ve maslahatlar göz ardı edilmiş, ayrıntıya gömülünmüştür. İbni Haldun da ise durum tecrubi sosyolojiye karşı melahim ve hadesat ın zaferidir.(3) Şah VeliyyullahDehlevi de durumu metodolojik olarak ictihada karşı taklidin zaferi olarak değerlendirir.(4) Molla Sadra nın sisteminde ise durum bizatihi varlığın-varoluşun değil mahiyetin öncelenmesidir. Yani asalet-i vucud a karşı asalet-i mahiyet in egemen olmasıdır.(5) Yine Muhammed İkbal durumu ontolojik olarak bu dünyacılığa karşı öbür dünyacılığın , epistemolojik olarak da dini yıkacağı endişesiyle rasyonelin dışlanarak irrasyonelin egemenliği olarak yorumlar.(6) Hasan Hanefi ise durumu antropolojiye karşı teolojinin egemenliği olarak görür...(7)
Geçen bin yılın son yüzyılına (20. yüzyıl) girerken kopuşun ilk izleri Cemaleddin Efgani ile başlamaktadır. Bu nedenle Efgani yi çağdaş İslam düşüncesinin başlangıç siması olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle araştırmamız, Efgani nin yaşadığı dönemden itibaren günümüze kadar gelen son 150 yıldaki İslam siyaset düşüncesi ile sınırlanmıştır.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun



