You are hereİstikbal İslam'ındır - Seyyid KUTUB / Dr. Carrel’in kurtuluş için tavsiye ettiği çareler
Dr. Carrel’in kurtuluş için tavsiye ettiği çareler
İşte bunlar Dr. Carrel’in ikazlarının özetidir. Onun tavsiyeleri ve kurtuluş için tavsiye ettiği çareler nelerdir? Kalkınma asrının -sırf- maddeye inanma hatasının aynı zamanda maddenin ihmal edilmesi hatasına düşmeden orta yolu bulup insanın bütün yönlerini, insan hayatının bütün sahalarını dikkate alarak tashih etmenin metodu nedir? İnsanı, ihmal etmeden onu doğru yoldan saptıran Freud psikolojisine düşürmeden, hayatı felce uğratan Orta Çağ ruhbanlığına yol açmadan onu maddeye hakim kılmanın metodu nedir?
Acaba o, insanoğlunu tehdit eden bu büyük tehlikeyi derin bir şekilde kavradıktan sonra; makine medeniyetinin değiştirilmesi ve insanlığı geliştirmek için başka bir düşünce şeklinin ortaya konması ve bu sahadaki bütün görüşlerden tamamen uzaklaşma zaruretine çağırmaktan başka ne istiyor?
Biz onu hayretle dinliyor ve hayretle karşılıyoruz!
Bizler cansızlar ilminden geride kalmış olan hayat ilminin kurbanlarıyız.
Bu yaygın hastalığın yegâne ilacı kendi hakkımızda çok derin bir bilgi edinmemizdir. Bu bilgi sayesinde, modern yaşayışın şuurumuza ve vücudumuza hangi mekanizmalarla zarar verdiğini öğrenmemiz mümkün olur. Böylece çevremizdeki şartlarla nasıl intibak edeceğimizi, bunları nasıl değiştirebileceğimizi öğreneceğiz. Çünkü bunlarda bir devrim kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu bilgi, ne olduğumuzu, güçlerimizi ve bunları nasıl gerçekleştireceğimizi mümkün kılan bir metodu bulmamız için bize yol göstererek, fizyolojik zaafımızı fikri ve ahlakî hastalıklarımızı izah etmede bize yardımcı olacaktır.
Çeşitli organik ve ruhî faaliyetlerimize uymayan kuralları öğrenmek için yasak olan şeyi, mubah şeylerden ayırt etmemiz ve nefsanî arzularımızın etkisi altında kalarak muhitimizde ve kendi nefsimizde adaletli davranmak için hür olmadığımızı anlamayı ancak bu ilimler vasıtasıyla öğreniyoruz.
Hayatın tabu şartları, modern medeniyet tarafından ezildiği ve çiğnendiği müddetçe insan ilmi, bütün ilimlerin en zararlısı haline gelmiştir.
İşte, bu kahredici tehlikeyi bütün derinlikleriyle idrakinden sonra dünyaca meşhur büyük alimin dağarcığında olanların tümü bundan ibarettir.
Dr. Carrel’in bu öneriyi vermesi ve onu problemin yegane -bu beşeriyetin insaniyetini muhafaza edecek bir şekilde ayakta kalabilmesi veya insaniyetin barbarlık ve vahşete yuvarlanması problemlerinin- çözümü, mümkün olan tek çözümü olması itibariyle insan ilimlerinin önemini çoğaltmaktadır. Bu görüş, -yukarıda belirttiğimiz gibi- bu medeniyetin, medeni milletlerin fikir ve tasavvurlarını şiddetle etkilediğine dikkati çeken açık bir olaydır. Şöyle ki; bu medeniyet, onları ilim ve olaylarla sınırlanmış (çevrelenmiş) ve bağından kurtulmaları mümkün olmayan demirden bir kafes içine hapseder. Yine bu görüşün verdiği sonuca göre çözüm oradan gelmeyecektir. Çünkü bu durum kafesin içinde değil kafesin dışından gözetleyen bir gözcüye ihtiyaç vardır.
Beşeri ilimlerin, cansızlar ilminden geri kalmış olması -Dr. Carrel’in kitabında söylediği gibi- kendiliğinden ortaya çıkmış değil, bu medeniyetin daha kuruluşu esnasında insanı değerli sayan ve onu yeryüzünde Allah’ın halifesi olarak gören doğru itikadi düşünceden ayrılarak bu medeniyetin üzerine kurulduğu bozuk tasavvurun tabii sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Yine teknik sistem ve üretim araçları bahsinde zikrolunan afetlerde ve insanın insanlığı, kıymetli özellikleri ile gerçek ihtiyaçları yönünden hiç bir önemi olmayan ancak ve sadece ahlakî edebi ve itikadi düşünceye aykırı düşünce ve metotlardan kaynaklanmakta, ahlaki düşüncenin itikadi hayat sistemlerini karıştırılmasıyla alay etmektedir.
Yine insanların sosyal, ekonomik, siyasi ve eğitim sistemlerini kurarken kendi az bilgilerine veya -Dr. Carrel’in dediği gibi- insan yaratılışı ve gerçeği hakkındaki cehaletlerine güvenmeleri de kendiliğinden meydana gelmemiş, bilakis Allah tarafından gönderilen her şeyiyle ilahî metoda çağıran onlara insanın gerçek yönünü tanıtan her şeye düşmanlık ruhunun tabii sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu medeniyetin üzerinde kurulduğu bu düşmanlık, Avrupa’da ilimle kilisenin uğursuz çatışması sonucu meydana gelmiştir.
Bu seri işaretlerden sonra olayın, dünyaca meşhur bir büyük alimin tasavvur ettiği ve kısım medeniyetin gölgesinde meydana gelen ve onun aklını çelen bağlar nedeniyle üzerinde ısrar ettiğinden daha derin olduğunu anlıyoruz.
* * *
Dr. Carrel, insan güç ve yapısının teknik medeniyet karşısında tehlikede olduğu hususunu hissettiği gibi yine Amerika Dışişleri eski bakanlarından John Foster Dulles da ABD’nin ve Batı dünyasının, maddeci doktrin ve tarihi maddecilik üzerine kurulmuş temelinin komünizm rejimi karşısında tehlike içerisinde olduğunu hissetmiştir. Bay Dulles “Harp ve Sulh” adlı kitabında bu tehlikeden dolayı korkunç feryatlar ediyor ve tehlikenin bertaraf edilmesini istiyor. Ancak onun önerileri de yine kısmi olup meseleyi kökten halledememektedir. O, kilise adamlarından uzun zamandan beri, kilise ve toplum hayatında meydana gelen tarihi olaylardan sonra, işgal ettikleri bu mevkileri itibarıyla güçlerinin ve tabii durumlarının kaldıramayacağı görevler istemiştir.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun



