You are hereÇağdaş İslam Siyaset Düşüncesi: Üç Evrilme - İhsan ELİAÇIK / Hasan el-Benna - İhvan-ı Muslimin Teşkilatı
Hasan el-Benna - İhvan-ı Muslimin Teşkilatı
(Bu başlık altında ele alınan isimlerden Hasan el-Benna ve Seyyid Kutub haricindekiler çıkarılmıştır.)
Hasan el-Benna (öl. 1948) öğrenci, işçi ve esnaflardan oluşan altı kişiyle İhvan-ı Muslimin Teşkilatı nı bir gecekondu mahallesinde kurduğunda tarihler 1930 ları gösteriyordu. Bu girişim, İslam dünyasını paramparça eden o günkü dünya sistemine itiraz ve isyan anlamı taşıyan yepyeni bir faaliyetti. İsmi, kuruluş biçimi ve çalışma tarzıyla yeni çağın izlerini taşıyordu.
Dünyaya asırlarca hükmetmiş, devlet ve medeniyet olmanın getirdiği yüksek kültüre alışmış İslam dünyası için Mısır ın bir mahallesinden altı gönüllüyle başlatılan bir hareket, gerçekten her şeye sıfırdan başlamanın bir göstergesidir. Durum, bir ömür boyu biriktirdiği her şeyini, bir felaket sonrasında tümden kaybetmiş, her şeyi tarumar edilmiş bir tüccarın haline benzemektedir. Şimdi hayatta tek başına kalmış, bütün her şeye sıfırdan başlayacaktır. Hasan el- Benna, koşudan sonra da koşmaya devam eden bir at, felaket sonrasında üzerinden dumanlar tüten harabenin küllerine üfleyen, yeniden alev çıkarmaya, ocağı söndürmemeye çalışan yeni bir soluk gibidir. Bu açıdan dünya görüşü ve yenilik anlayışında amatörlüğün bütün izlerini görmek mümkündür.
Hasan el-Benna, Muhammed Abduh un vefatından (1905) hemen sonra dünyaya gelir (1906). Babası dindar bir adamdır ve ailenin geçimini saatçilik yaparak sağlamaktadır. Hasan, babasından ilk eğitimini alır. Küçük yaşlarda zihnini şekillendiren eserler Malik in Muvattası, Şafii ve Ahmed bin Hanbel in Müsned leridir. Daha küçük yaşta mahalle arkadaşlarıyla iyiliği yayma ve kötülüklerle mücadele cemiyeti kurarlar. Erkeklerin altın takmamalarını ve ipek giymemelerini talep eden bir bildiri yayınlarlar. Bildiriyi cami kapılarına asılar ve şehrin önde gelenlerine dağıtırlar.
Hasan, dindar bu muhitte yetişmenin getirdiği havayla çocukluk yıllarını camilerde ezan okuyarak, mahalle halkını namaza kaldırarak, üç aylarda oruç tutarak, sürekli Kur an ezberleyerek geçirir. Onaltı yaşına geldiğinde babası onu öğretmen yetiştiren bir okul olan Daru l-Ulum a verir. Okumak için Kahire ye gelir. Bu sırada tarihler birinci dünya savaşının hemen sonrası, Osmanlı nın yıkılış yıllardır (1923-1927).
Türkiye de esen rüzgarlar Mısır da da esmektedir. Hasan el-Benna nın bu dönemde reddiye mahiyetinde yazdığı iki kitap onun zihin dünyasını yansıtması bakımından önemlidir. İlki Taha Hüseyin in vahiy ve hadise saldırdığı İslam Öncesi Şiir kitabına, ikincisi de Ali Abdurrazık ın İslam ve Hükümet İlkeleri adlı kitaba reddiyedir.(12)
Taha Hüseyin vahyin ve hadisin mümkünlüğü konusunda Ebu Bekir Razi yi andırır fikirler ileri sürmektedir, Ali Abdurrazık da İslam ın bir devlet görüşünün olmadığı temel iddiasına dayalı laik görüşleri savunmaktadır. Hasan el-Benna nın bu dönemde, Reşit Rıza nın Abduh ekolünü, Taha Hüseyin ve Ali Abdurrazık a karşı tepki biçimlenmesine girerek selefiliğe kaydırmasına paralel bir süreç yaşadığı görülüyor. Bu, Osmanlı da Şeyhulislam Mustafa Sabri nin, Abdullah Cevdet gibilerine bakarak selefiliğe kaymasına benzemektedir. Çünkü bu dönemde yenilik, ıslahat, tecdid denilince laiklik anlaşılmakta, buna karşı çıkacağız derken iyice gelenekçiliğe kayılmaktadır. Abduh tan sonra Reşit Rıza nın yaşadığı süreç tamı tamına budur.
Hasan el-Benna 1927 de Daru l-Ulum dan birincilikle mezun olduğunda henüz 21 yaşındadır. İsmailiye şehrine öğretmen olarak tayin edildiğinin ertesi yılında altı arkadaşıyla İhvan-ı Muslimin Teşkilatını kurduğunda ise 22-23 yaşlarında bir gençtir. Tarih 1930 ları göstermektedir.
Teşkilatın amacı, kuruluş ilkeleri ve vasiyeti Hasan el-Benna nın zihin dünyasını anlamak için önemli bir ipicudur. Bu manifestoya bakıldığında işe sıfırdan başlama ruhunun tümüyle hakim olduğu görülür;
Gayemiz; Allah, Önderimiz; Peygamber, Rehberimiz; Kur an, Yolumuz; Cihad, Allah yolunda ölmek en büyük emelimizdir... (13)
Allah tan başka ilah olmadığına, Muhammed in de Allah ın peygamber olduğuna inanmak, namaz kılmak, zekat vermek, oruç tutmak, hacca gitmek, iyi muamelede bulunmak, iyi bir eğitim görmek; Kur an ın okumak ve okutmak...(14)
1- Şartlar ne olursa olsun ezanı duyduğun an namaza kalk 2- Kur an ı oku, incele veya dinle. Azıcık zamanını bile zararsız işlere ayırma. 3- Düzgün Arapça konuşmaya çalış, çünkü bu Müslüman olmanın belirtisidir. Kur an en güzel şekilde Arapça ile anlaşılır. 4- Hiçbir konuda aşırı tartışmaya girme, zira gösteriş hiçbir zaman yarar sağlamaz. 5- Fazlaca gülme, çünkü Allah a bağlı olan gönül sakin ve vakarlı olur. 6- Maskaralık yapma, çünkü mücahid bir millet ciddiyetten başka bir şey tanımaz. 7- Dinleyicinin işiteceğinden fazla sesini yükseltme, çünkü bu bencillik ve eziyet demektedir. 8- Kişileri çekiştirmek ve tavırları küçümsemekten kaçın, Hayırdan başka bir şey konuşma. 9- Karşılaştığın kardeşlerine senden istenmese de tanışmaya bak. 10- Görevler vakitlerden fazladır. Vakitten yararlanmak için başkasına yardımını esirgeme. Yapacak bir görevin varsa, onu en kısa yoldan bitirmeye çalış... (15)
Görüldüğü gibi hareket amatör bir ruhla, gönüllülük ve hasbilik esasına dayalı, tümüyle faaliyetçi, teorik birikimi son derece zayıf, dini ve ahlaki vurgusu güçlü, peygamberin başladığı yerden başlama eğiliminde, köktenci ve selefi bir karakterdedir...
Hasan el-Benna ve arkadaşları o günkü Mısır ın İngiliz işgali altında olmasına ve İslam dünyasının çöküşüne itiraz etmektedirler. Siyasi olarak da, o günlerde çok hızlı bir şekilde esen laiklik rüzgarlarına karşı çıkılmakta, İslam ın dünyaya ve devlete söyleyeceklerinin olduğu, vicdanlara hapsedilemeyeceğ ısrarla vurgulanmaktadır. Hasan el-Benna şöyle demektedir;
Ben danışman ve eğitimci olacağım. Vaktimin çoğu öğrencilerin olacak, ama onların babaları ile konuşmayı da ihmal etmeyeceğim. Yazılar yazacağım, konferanslar vereceğim ve gezeceğim. İlk görevimi şükür ve yimserlikle, ikincisini sebat ve fedakarlıkla yerine getireceğim. Bu benim Allah ile olan gizli bir mukavelemdir ki sayın hocam, yegane şahidim siz olacaksınız. Ve muhakkak kim Allah için bir şey yaparsa, karşılığını alacaktır. (16)
Çoşkulu bir faaliyet olarak başlayan hareket adeta ulu orta feryat etmekte, kahve kahve dolaşarak yeni bir heyecan dalgası estirmektedir. Kısa sürede hızla büyüyen İhvan hareketi, bu dönemde merkezini Kahire ye taşıyarak çevreden merkeze doğru yürüyüşünü hızlandırır.
Hasan el-Benna tüm ülke çapında uygulanmak üzere İslami bir ıslahat programı hazırlar. 1936 lara gelindiğinde Mısır Kralı nı mektuplar yazarak programını açıklar. Bu mektuplar onun İslami yenilikten ne anladığını da gösterir önemli belgelerdir. Hasan el-Benna, Kral dan şunları talep etmektedir;
Batı taklitçiliği terk edilmelidir. Kadın ve erkek karışık toplantılar düzenlenmemeli, içki, kumar, şans oyunları, gece kulüpleri ve sinemalar yasaklanmalı, gazetelerde kadınların resimlerinin basılmasına son verilmeli, namaz kılınmalı, evlerde yabanca dil yerine Arapça konuşulmalı, çocuklara Avrupalı mürebbiler tutulmamalı ve yabancı okullarına gönderilmemelidir. İslami eğitim uygulanmalı, kız-erkek karışık eğitime son verilmeli, kız ve erkeklerin eğitim müfredatları ayrı ayrı belirlenmelidir. Tabii bilimler materyalist telkinlerden arındırılmalıdır... (17)
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun



