You are hereÇağdaş İslam Siyaset Düşüncesi: Üç Evrilme - İhsan ELİAÇIK / Sunni Saltanat İdeolojisi ve Şii İmamet Mitolojisi'nin modern görünümleri

Sunni Saltanat İdeolojisi ve Şii İmamet Mitolojisi'nin modern görünümleri


By ihy - Posted on 12 May 2011

İkinci evrilme; Sunni Saltanat İdeolojisi ve Şii İmamet Mitolojisi nin modern görünümleri
Yirminci yüzyıl İslam siyaset düşüncesinde ikinci evrilme simalarından seçtiğimiz ve bu bölümde ele alacağımız şahsiyetler Hasan el- Benna (öl. 1948) Seyyid Kutup (öl. 1967) Mevdudi (öl. 1979) Humeyni (1989), Mutahhari (öl. 1980) ve Ali Şeriati (1978) dir. (10)
Birinci evrilme simaları İslam (Osmanlı) medeniyetinin çöküş dönemi kuşağıydılar. Osmanlı nın çöküşüyle birlikte yepyeni bir dönemi de girilmiş oldu. Bu dönemin en önemli özelliği İslam medeniyetinin dünya sahnesinden silinmesi, bütün İslam coğrafyasının sömürge haline getirilmesi, Müslüman halkların başına da batıcı yönetimlerin çöreklenmiş olmasıydı.
Filibeli Ahmet Hilmi nin 1914 lerde yaptığı dünya analizine göre İslam dünyasında üç büyük devlet vardı; Hindistan, İran ve Osmanlı Devleti. Hindistan 1848 den beri İngiliz işgali altındaydı. İran İngiliz nüfuzuna girmiş, 1925 lerde Pehlevi hanedanı işbaşına gelmişti. Osmanlı Devleti ise 1914-1918 yılları arasında cerayan eden birinci dünya savaşı sonrası parçalanmış, yerine Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştu.
Geçen bin yılın büyük bölümü boyunca Hindistan da Türk kökenli Babürlüler, İran da yine Türkmen aşiretlerinden Safeviler, Kaçarlar vs., Anadolu da ise Oğuz boylarından Osmanlılar hüküm sürmüştü. 1930 lara gelindiğinde bunların hiç birisi yoktu. Geçen bin yılda yükselen Türk-İslam hakimiyeti artık tarihe karışmış, bu çöküşle birlikte İslam medeniyeti adeta tarih sahnesinden çekilmişti.
İşte bu siyasi ve sosyal atmosfer ikinci evrilme simalarını derinden etkilemiş, düşüncelerinin oluşmasında etkin rol oynamıştır. Şu halde dönemin zihni muhayyilesinin Bütün her şeye sıfırdan başlama olduğunu söyleyebiliriz. Hatta öyle ki İslam ı temelden yeniden yorumlamak için kollar sıvanmış, işe ilah, rabb, ibadet, din terimlerinden bile başlanmıştır. Mevdudi nin bu kavramları içeren Kur an a Göre Dört Terim adlı kitabı bunun tipik örneğidir. Bu sebepten olsa gerek dönemin bütün simalarında radikalizm (köktencilik) egemendir. Siyasi vurgu ilk evrilmede olduğu gibi devleti kurtarma değil acilen devlet kurma ya dönüşmüştür. Mevdudi nin İslam da Hükümet, Humeyni nin Velayet-i Fakih, Abdülkadir Udeh in İslam ve Siyasi Durumumuz adlı eserleri dönemin tipik devlet anlayışını yansıtır; İslam, hilafet, imamet veya şeriat kavramlarının öne çıkarıldığı köktenci bir dini siyaset algılayışı temel özelliktir. İlk dönem simalarında gördüğümüz adalet, musavat, meşveret vb. siyasal kavramlar biraz geriye atılmış veya ihmal edilmiş, yerine doğrudan dini kavramlar öne çıkarılmıştır. Bu, az önce söylediğim gibi işe sıfırdan başlamanın getirdiği doğal bir sonuçtur.
Yine bu dönemde uluslar arası arenadan tümden silinmenin doğurduğu bir sonuç olarak, acilen bir devlet kurma ve bunun için gerekli araçlara sahip olma eğilimi öne çıkmıştır. Bu da haliyle cemaat, parti, teşkilat, devrim, kıyam, ayaklanma gibi kavramların öne çıkmasına neden olmuştur. Benna nın kurduğu İhvan-ı Muslimin teşkilatı, Mevdudi nin Cemaat-i İslami si, İran da Ali Şeriati nin, Mısır da Seyyid Kutup un devrimci söylemleri bunun tipik örnekleridir.
Öte yandan ikinci evrilme simaları önceki dönemden tümüyle de kopmuş değillerdi. Kendilerinden önceki kuşağın mirasını genel olarak devralmışlar fakat yaşanan çöküş, onları her şeye sıfırdan başlama gibi oldukça ağır bir sorumluluğun altına itmiştir. Osmanlı nın son döneminde yakalanan siyasi muhayyilenin daha da gerisine gidilerek devlet öncesi amatör dönem yaşanmaya başlanmıştır. Bu durum İran Devrimi tecrübesinin sonrasına kadar devam edecektir.
İkinci evrilmeyi daha yakından anlayabilmek için Said Havva nın genel manzarayı okuyuşu sanırım söylemek istediklerimi daha iyi anlatacaktır;
Müslümanların oldukça güçsüz, parçalanmış ve ezilmiş oldukları bir sırada hicri ondördüncü yüzyıla (miladi yirminci yüzyıl) girildi. Öte yandan batı toplumu teknik ve maddi açıdan bir tırmanış içerisindeydi. İslam alemi bir şeyler yapmak istiyordu ama çoğu iç ve bir kısmı dış sebeplerle genellikle kendini aciz buluyor, başarıya ulaşamıyordu. Birinci dünya savaşı sonrasında daha da kötü bir duruma düşüldü. Batı emperyalizminin tehdidi altında bulanan bazı Müslüman ülkeler komünizm hareketiyle aldatılmış, kızıl emperyalizmin ağına düşmüşlerdi. İslam dünyasının haritasına şöyle bir kuşbakışı baktığımızda Avrupa nın ortalarından ta Asya ve Afrika nın hemen hemen tamamına yakınının çeşitli ideolojilerin sömürgesi küçük devletçikler haline dönüşmüş olduğunu görürüz. Buna reaksiyon olarak gerek önceleri gerekse sonraları bir çok hareket ortaya çıktı. Bütün bu hareketler arasında, İslamcı hareketin gerçek doğuşu ve İslam için kapsamlı bir yenilik hareketi, üstad Hasan el-Benna nın başında bulunduğu harekettir. İslam ı, bütün yönleriyle ihya etme hedefine sadece o sahiptir. Müslümanların problemleriyle içinde yaşadığımız dünyayı bilen ve çözüm yollarını en güzel şekilde takdim eden odur... (11)
Görüldüğü gibi Said Havva içine girilen çağın bir çöküş çağı olduğunu, İslam aleminin baştan başa sömürge haline getirilerek emperyalizmin ağına düşürüldüğünü söylemektedir. Bu durumda yapılacak iş bu duruma karşı çıkmak, şumullü bir yenilik (tecdid) hareketi başlatmaktır. Bu hareket İslam ı bütün yönleriyle ihya edecek ve arzulanan hedefe ulaşarak İslam dünyasını kurtaracaktır. Said Havva ya göre bunu başlatan ilk kişi de üstad Hasan el-Benna ve kurduğu teşkilat olan İhvan-ı Muslimin dir.
Öyle anlaşılıyor ki Said Havva nın zihninde oluşan bu çerçeve tüm ikinci evrilme İslamcıları tarafından devam ettirilmiştir. Şu halde ikinci evrilme simalarının siyaset muhayyilesi belirlenmiş oluyor; İslam ı topyekün ihya etmek ve tarih dışına itilmeye itiraz . Gelinen noktada bir durum değerlendirmesi yapıp hareket, cemaat, devrim, devlet vb. kavramlar etrafında bir faaliyet ortaya koymak bu evrilmenin temel karakteristiğidir.
Said Havva ya göre bu dönemde ilk tecdid (yenilik) hareketi Hasan el-Benna ile başlamıştır. Başlattığı hareket, İslam (Osmanlı) medeniyetini çökerten o günkü dünya sistemine ilk büyük itiraz dır. Bu hareket aynı zamanda Seyyid Kutup lara kadar uzanan ve geniş bir coğrafyada etkili olmuş büyük bir ikinci evrilme İslâmî hareket tecrübesidir. Dolayısıyla bu tecrübeden seçtiğimiz altı sima dönemin siyaset muhayyilesini ortaya koyacaktır. Bunlardan ilk üçü Sunni kanattan Hasan el-Benna, Mevdudi ve Seyyid Kutup, Şii kanattan da Humeyni, Mutahhari ve Ali Şeriatidir...

 



Kuran Surelerinin Kimliği

Müzik Dinle

Allah'a çağıran, iyi işler yapan ve ben Allah'a teslim olmuş müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim vardır. (Fussilet 33)

Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz. Hz. Muhammed (S.A)

Bu dünyaya çıplak geldik, çıplak gideceğiz. ( Cervantes)

Kimler yeni

  • NurT
  • ElestIdota
  • handan kavukçu
  • BerkayGüçlü
  • Damdinceren

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 users ve 2 misafir ziyaretçi çevrimiçi.

İçerik paylaşımı

İçeriği paylaş

Ana Menü

Secondary links

Anket

FİLİSTİN İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORMUYUZ?:

En son ağ günlüğü gönderileri