Birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!" demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah) için harcayın. 11-Allah süresi geldiği zaman hiç bir canı ertelemez. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. 1- Gök yarıldığı, 2- Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit, 3- Yer uzatılıp düzlendiği, 4- İçinde ne varsa attığı ve tamamen boşaldığı 5- Ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit, 6- Ey insan! Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O'na varacaksın. 7- O vakit kitabı sağ eline verilen, 8- Kolay bir hesapla hesaba çekilecek, 9- Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir. 10- Ama kitabı arkasından verilen, 11- "Yetiş ey ölüm!" diye bağıracak 12- Ve alevli ateşe girecektir. 13- Çünkü o ailesi içinde sevinçli idi. 14- Hiç Rabbine dönmeyeceğini sanmıştı. 15- Hayır Rabbi onu görmekte idi. 16- Şimdi, yemin ederim o şafağa, 17- Geceye ve içinde barındırdığı şeylere, 18- Derlendiği zaman o aya, 19- Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz. 20- Böyleyken onlar neden acaba iman etmezler? 21- Karşılarında Kur'ân okunduğu vakit secde etmezler? 22- Aksine o nankörler yalanlıyorlar. 23- Oysa Allah içlerinde sakladıklarını biliyor. 24- Onun için onlara elem verici bir azabı müjdele. 25-Ancak iman edip iyi ameller işleyenler başkadır. Onlara tükenmez bir ecir vardır. 106- Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz". 99- Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında, "Rabbim, der, lütfen beni (dünyaya) geri gönder," 100- "Ta ki, boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım." Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır. 101- Sûr'a üflendiği zaman aralarında artık ne soysop (çekişmesi) vardır, ne de birbirlerini soruşturacaklardır. 102- Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir. 103- Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler. 104- Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar. 105- (Allah Teâlâ,) Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?... der. 106- Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik. 107- Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer bir daha (ettiklerimize) dönersek, artık belli ki biz zalim insanlarız. 108- (Allah) buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana konuşmayın artık. 109- Çünkü kullarımdan bir zümre "Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin." diyorlardı. 110- İşte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz. 111- Bugün ben onlara, sabrettiklerinin karşılığını verdim; onlar, hakikaten muradlarına erenlerdir. 112- (Allah inkârcılara) "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar. 113- "Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldık. İşte bilenlere sor." derler. 114- (Allah) buyurur ki: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız! 115- Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız? 116- Mutlak hâkim ve hak olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka ilâh yoktur. O, bereketli Arş'ın sahibidir. 117- Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsa -ki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki, kâfirler kurtuluşa eremezler. 118- Resulüm! De ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin."
|
|||



