You are hereaile
aile
Aile İçi İletişimde Altın Kurallar
Ana-babalar ya da amirler, çocuklarına/memurlarına sadece emirlerverir, karşı tarafın tepkileri dikkate alınmıyorsa bunun adına iletişimdenemez. Bu durum tek yönlü bir bilgi akışı ve anlamlandırma süreciolduğu için Enformasyon olarak adlandırılır.
Yargtaya Göre Boşanma Nedenleri
-Hayata kast sebebiyle boşanma
-Pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma.
-Suç işleme sebebiyle boşanma
-Haysiyetsiz hayat sebebiyle boşanma
-Terk sebebiyle boşanma
-Akıl hastalığı sebebiyle boşanma
-Evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma
-Küçük düşürmek
-Tükürmek
-Küçümsemek
-Başkalarıyla karşılaştırmak
-Hırsızlık yapmak
-İftira etmek
-Çocuğun kendisinden olmadığı ile suçlamak
-Sapık ilişkiyle suçlamak
-Kız çıkmadı diye suçlamak
-Sadakatsizlikle suçlamak
-Eşini sevmediğini söylemek
-Eşinden soğuduğunu söylemek
-Başkası ile evleneceğini söylemek
-Aile ile görüştürmemek
-Eşini tehdit etmek
-Aile yanına bırakmak
-Evden kovmak
-Yurt dışına yanında götürmemek
-Üvey çocuğa kötü davranmak
-Doğumunda ilgilenmemek
-Sebepsiz intihara kalkışmak
-Evi sık terk etmek
-Ağız ve vücut kokusu tedavisinden kaçınmak
Evliliginizi hic bakima aldiniz mi?
"Alo, hayatim neredesin?" "Arabayi servise goturdum de." "Yine mi? Daha gecen gun goturmedin mi? Senin de bir ayagin serviste. Varsa yoksa araban." "Senin de bir ayagin alisveris merkezinde varsa yoksa evin." Evet, erkekler arabalarina, kadinlar evlerine itina gosterir.
Yeni Bir Dünya
Anne rahmine düşen ikiz kardeşler önceleri her şeyden
habersizmiş.
Haftalar birbirini izledikçe onlar da gelişmişler.
Elleri, ayakları, iç
organları oluşmaya başlamış. Bu arada, etraflarında
olup biteni fark
etmeye başlamışlar. Bulundukları rahat, güvenli yeri
tanıdıkça mutlulukları
artmış. Birbirlerine hep aynı şeyi söylüyorlarmış:
"Anne rahmine düşmemiz, burada yaşamamız ne harika
değil mi? Hayat ne
güzel şey be kardeşim!"
Büyüdükçe, içinde yaşadıkları dünyayı keşfe
koyulmuşlar.
ŞEHZADE VE ARKADAŞLARI - Kelile ve Dimne
Biri şehzade, biri tacir zade biri asilzade, biri çiftçizade dört genç bir yolda buluşmuşlar.Dördü de ihtiyaç içindelermiş.Dördü de üst başlarından başka bir şeye sahip değillermiş.Aç ve yorgun bir haldelermiş.Bunlar bu zor durumda ne yapacaklarını düşünmekteydiler.Her bir ikendi yapısına göre bir şey söylüyordu.
Şehzade:
“Dünyanın her işi kaza ve kadere bağlıdır.Kazaya rıza göstermekten başka çare yoktur.” Dedi.
Tacirzade:
“Akıl her şeyden üstündür” dedi.
GÜVERCİN TİLKİ VE LEYLEK - Kelile ve Dimne
Güvercinin biri uzun bir hurma ağacının tepesinde yuva kurar, yumurtlar ve yavrulardı.Fakat bu ağacın yüksekliği yüzünden yuvayı kurmak bir hayli güç işti.Güvercin bu güçlüğü göze alıyor burada yumurtluyor ve yavrularını yetiştiriyordu.Fakat yavrular yetişir yetişmez bir tilki geliyor, ağacı dibinde durarak güvercini korkutuyor ve ona:
GEZGİN İLE KUYUMCU - Kelile ve Dimne
Varlıkların huyları türlü türlüdür.Yeryüzündeki varlıklar içinde insandan daha şerefli olanı yoktur.Fakat insanların da iyisi ve kötüsü vardır.
FARE İLE KEDİ - Kelile veDimne
Bir zaman büyük bir ağacın kökünde Rumi adlı bir kedinin yuvası vardı ve ona yakın bir yerde de Feridun adlı bir farenin deliği vardı.Avcılar buraya sık sık gelir ve vahşi hayvanları kuşları avlarlardı. Bir gün buraya bir avcı, Rumi’ye yakın bir yerde ağını kurmuş ve çok geçmeden de Rumi ağa düşmüştü.Az sonra fare de deliğinden çıkmış Rumi’nin tuzağa düştüğünü görünce sevinmiş ve ona görünmemeye dikkat ederek gizlenmişti. Fakat kedinin yakalanmasına sevinen fare, kendisini kapmak isteyen bir gelinciğin yaklaştığını, ağacın üzerindeki bir baykuşun da üzerine çuvallanmak için hazırlandığını fark ederek zor bir durumda olduğunu anladı.Geri dönerse gelinciğin, sağa veya sola giderse baykuşun, ilerlerse kedinin kendisini yakalayacağını görür ve kendi kendine der ki:
DİŞİ ASLAN İLE ÇAKAL - Kelile ve Dimne - Beydaba
İki yavru sahibi dişi bir aslan bir in de yaşıyor ve yavrularını in de bırakarak ava çıkıyordu.Bir gün yine bu şekilde hareket etmiş, fakat bu sırada buradan bir avcı geçerek yavruları vurmuş, öldürmüş, derilerini yüzmüş, derileri derleyip toplayarak evine götürmüştü.
Ana aslan geri dönerek bu manzara ile karşılaşınca yıldırımla vurulmuşa dönmüş, yerlere yatarak sırtüstü yüzüstü kıvranmış, ağlamış ve sızlanmıştı.
DERVİŞ İLE MİSAFİRİ - Kelile veDimne
Evinde ömrünü ibadetle geçiren bir derviş varmış.Günün birinde bu dervişe bir misafir gelmiş.Derviş de misafiriyle birlikte hurma yemiş.Misafir hurmayı beğenerek demiş ki; “Bu ne tatlı hurma, bizim memleketin toprağı bu çeşit hurmayı yetiştirmeye uygun değildir.Üstelik sizin memleketinizin meyvesi bol olduğundan bu hurmaya ihtiyacınız yoktur.Dolayısıyla bu zahmetten vazgeçmeniz daha doğrudur.Zahmetiniz de zaten boşa gidecektir.Bilirsiniz ki olmayacak bir işin peşinde koşmaktansa olacak bir işin peşinde koşmak gerekir.



