sevgi

warning: Creating default object from empty value in /home/islamisi/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

İslam, Vahşet ve Dehşet Dini mi Yoksa Nezaket Dini midir?

İslam, Vahşet ve Dehşet Dini mi Yoksa Nezaket Dini midir?

Nezâket, başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, bir iş veya durum için önemli olma, dikkatli davranmayı gerektirme anlamlarına gelir. İnsana yakışan, insanca bir davranış biçimidir nezâket. O, insanın varlığıyla varolagelmiş ve kıyamete kadar da onunla var olacaktır. Zira ilk insan nezâket yurdu cennetten gelmiş, cennet ehli olmuş, arza halife olma keyfiyetinde yaratılmıştı.

Ancak, tıpkı bütün güzel huylar, hasletler gibi nezâket de tatbik edeni, genele göre az olan bir davranış biçimidir. Eğitimle inkişaf edip açılıp sümbüllenecek bir haslet olan nezâket, şimdilerde malesef başka vadilerde mesken tutmuş görünüyor. Oysa o, bizim bağın gülü, bizim ovanın çemeniydi. Şimdi, müslümanlarda kini, nefreti, vahşeti, dehşeti görmek, inançsızlarda da nezaketi görmek çok üzücü bir durum. İslam'ın dünyada yükselişi böyle bir oyunla engellenmeye çalışılıyor. Planlı şekilde İslam ve müslüman vahşet ve dehşet ile özdeşleştirilmeye çalışılıyor. İslam'ın ruhunu öğrenemeyen müslümanlar da hislerine göre hareket ederek tahriklere kapılıp onların emellerine alet oluyor.
Mücella dinimizin gayesi de insanı kötü, çirkin huylarından temizleyip güzel ahlâka ulaştırmaktır. Bu dini bize bildiren Fahr-i Kâinat s.a.v. Efendimiz güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildiğini bildirmiştir.
Efendimiz s.a.v. en yüce, en güzel ahlâka sahiptir. Kur’an-ı Kerim’de O’nun için: “Şüphesiz sen, pek büyük bir ahlâk üzerindesin.” (Kalem, 68) buyrulmaktadır. Yani insanlığı hayırlara ulaştıracak pek güzel huylara, yüce bir karaktere, maneviyata sahipsin denilmiştir.

Bu noktada, bütün hayatını, inancı istikametinde örgüleyen mümin, nezâketi de Efendiler Efendisinden, nezâket âbidesi ve nezâketin üstâdından öğrenecektir. Adeti haline getirdiği bu davranışlar, O'nun sünnetini yapıyor olma sebebiyle ibadete dönüşecektir.

SEVGİ UĞRUNA

Anne Allah’ı çok seviyor ve adayacak bir şeyi olmadığı için karnındaki evladını adıyor. Sevgi bedel ister, ispat ister. Allah’a da bu hediyeyi kabul etmesi için yalvarıyor. Çocuk kız oluyor yine vazgeçmiyor Mabede hizmetçi olarak veriyor. Hz Meryem de bir İsa doğuruyor.
Hz. Musa sevgi uğruna denize, Hz. İbrahim sevgi uğruna ateşe gidiyor. Nice peygamberler Allah’ın sevgisini kaybetmeme uğruna nice eziyetlere katlanıyorlar. Ezalar, cezalar, sürgünler, ihanetler, şehadetler.
Şehit sevdiği uğruna kendini adayandır. Şehit sevgisini şehadetle ispatlıyor. En değerli varlığını Allah’a veriyor. Onun için “şehadet en büyük aşk, şehit en büyük aşıktır.”

Su

Su; güzelliktir, duruluktur, temizliktir. Sevgidir su, duygudur; bağdır, tutkudur.

Su; bir öyküdür, yaşamdır, serüvendir. Öyle bir serüven ki, “akarsa nehir” olur su, “düşerse şelâle” olur, “durursa göl”.

Su; bana yoldaştır, sırdaştır, yârdır. Akıntısına tutulduğum, düşüşüne hayran olduğum, duruşuna vurulduğum sevgilimdir su. “Beyaz beyaz” konuşmasına, “mavi mavi” bakışına, “yeşil yeşil” akışına âşık olduğum sevdiceğimdir, su.

Sevgi

HikayeBir gün sormuşlar ermişlerden birine, 'Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu

yaşayanlar arasında ne fark vardır?'. 'Bakın göstereyim...' demiş ermiş.

n/a

n/a

n/a

n/a

SEVGİ ÜZERİNE SÖYLENMİŞ GÜZEL SÖZLER

SEVGİ ÜZERİNE SÖYLENMİŞ SÖZLER Ağlama! Gözlerine yaş değmesin. Gül! Dudaklarından tebessüm eksilmesin. Sev! Kalbinden yerim silinmesin. Unutma ,sen sadece benimsin.... Aşk bir kum tanesi ise sana kumsalları vereyim Aşkımı dağlara yazacaktım aşkımdan büyük dağ bulamadım.. Ayrılık küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi...

Reklam

İçeriği paylaş