You are herehikaye
hikaye
Bin Aynalı Dağ - Hikaye
Uzun yıllar önce, uzaklardaki bir ülkede 'Bin aynalı dağ' denilen bir dağ vardı. Bu Dağın zirvesine gerçekten de bin tane irili ufaklı ayna yerleştirilmişti. Herkes zaman zaman bin aynalı dağa çıkıp, ilginç öykülere şahit olmayı ve daha sonra gördükleri hakkında arkadaşlarıyla konuşmayı isterdi.
D İ Y E T
DAR kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir arslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzlu bir pehlivandı. On yıldır bu karanlık in içinde ham demirden dövdüğü kılıç ve namluları tüm Anadolu'da, tüm Rumeli'de sınır boylarında büyük bir ün kazanmıştı. Hatta İstanbul'da bile yeniçeriler, satın alacakları kamaların, saldırmaların, yatağanların üstünde "Ali Usta'nın işi" damgasını arıyorlardı.
DOSTLUĞUN ÖYKÜSÜ
Ahmet ve Nihat adında iki arkadaş varmış.Aynı okulda okuyorlarmış.Ahmet İstanbul’da yaşayan, evi, arabası yeterince parası olan biriymiş.Nihat memleketten İstanbul’a gelmiş zor şartlar altında yaşayarak okuyormuş.Bunlar zamanla daha da iyi arkadaş olmuşlar.Ahmet Nihat’ın durumuna üzülüyor yardım yolları arıyormuş.Nihat’ı evine almış.Yedirmiş içirmiş.



